* Oturum Aç   * Kayıt Ol


Son ziyaretiniz:
Sistem saati: 08 Oca 2009, 02:10
Cevapsız iletiler
Aktif konular




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 7 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: Türkçe ezanda çevrilmeyen tek kelime
İletiTarih: 19 Haz 2007, 18:46 
Çevrimdışı
Yarbay
Yarbay
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Şub 2007, 18:54
İleti: 6930
Ruh Hali: Kızgın
Takım: Fenerbahçe
Biliyor muydunuz, Türkçe ezanda Allah kelimesi dâhil her kelimeyi değiştirmişler, sadece bir kelimeye dokunmadan olduğu gibi bırakmışlardı.
Hangi kelime olduğunu izah edeceğim. Ama önce gelin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 18 Temmuz 1932 tarih ve 636 sayılı genelgesiyle ezan ve kametin Türkçe okunacağını bildiren kararının ardından, tam 18 yıl boyunca Türkçe okunan ezanın ilk defa Arapça okunduğu gün Edirne’den Artvin’e, Sinop’tan İskenderun’a kadar tüm Türkiye’yi gözyaşlarına boğan günün hikâyesine bir göz atalım.
Tarih 16 Haziran 1950.
Yani tam 57 yıl öncesi.
Yer Sultanahmet Meydanı.

Bir dönem Diyanet İşleri Başkan Vekilliği de yapan, 2006 yılı mayıs ayında kaybettiğimiz Yaşar Tunagür Hoca verdiği bir röportajda o günü şöyle anlatıyor: “Ezanın Türkçe okunduğu günlerdi. Cuma namazlarını Sultanahmet Camisinde kılmayı kendime adet edinmiştim. Cuma namazlarını meşhur Hafız Saadettin Kaynak kıldırırdı. Yani ilk defa Türkçe ezanı okumuş olan Hafız…
Yine böyle bir Cuma günüydü ve Sultanahmet camisine namaz kılmaya gidiyordum. Fakat her zamankinden farklı olarak caminin avlusunda büyük bir kalabalık ve telaş vardı. Ben ve yanımdaki arkadaşım, merakla cami avlusuna doğru ilerledik. Baktık ki caminin içinden çok, avluda insan var. Onlar bir şeyler duymuşlar ama biz henüz bilmiyoruz. Girdik içeri. Avluda baktık ki herkes yukarı bakıyor. Camiye giren falan yok. Herkes yukarı bakıyor. Birden cami minarelerinin bütün şerefelerinden, “Allahu Ekber! Allahu Ekber!” diye Arapça Ezan okunmaya başladı. Meğer caminin imamı olan Saadettin Kaynak, her bir şerefeye bir müezzin yerleştirmiş, birbiri ardına nasıl ezan okuyacaklarını da onlara güzelce tembihlemişti. Durumdan haberi olmayan caminin içindeki cemaat da Arapça Ezanı duyar duymaz kendilerini dışarı attı.
Avlu hıncahınç doluydu. Herkes İstanbul semalarını inleten Arapça Ezanı dinliyordu. 14 müezzin 6 minarenin 14 şerefesinden biri başlıyor, öbürü bitiriyor, yarım saate yakın sürdü ezan. Bunu, İstanbul’un diğer camileri takip etti… İstanbul’un bütün minarelerinden, yıllardır özlemini çektiğimiz ezan sedaları yükseliyordu göklere… Bir an için rüyada olduğumu sandım. Fakat bu bir rüya değil, gerçekti. Minarelerden Arapça Ezan okunuyordu. (Duygulandı ve gözlerinden akan yaşları sildikten sonra devam etti): Arapça Ezan sesini duyan herkes olduğu yerde durmuştu. Sanki yere çivilenmiştik; ben ve Sultanahmet Meydanı’nı dolduran bütün insanlar… Sokakta oynayan çocuklar bile oyunlarına ara verip, Allahu Ekber, Allahu Ekber’leri dinler oldular… O an anlatılmaz, yaşanır ancak… Büyük bir daüssıladan sonra, öz vatanımıza kavuşmuş gibiydik… Allah bir daha göstermesin o günleri…”
Türkiye ayakta…
O gün ülkenin dört bir yanında benzer manzaralar yaşandı.
Ezanın Arapça okunmasına imkân kılan Meclis kararı o gün radyolardan ilan edilince, Türkiye'nin dört bir yanında halk sevinçten sokaklara döküldü. Tüm gözler minarelere çevrildi ve ilk ezan sesi beklenmeye başlandı. Halk sevinçten çılgına döndü. Gözyaşları tüm Türkiye'de sel olup aktı. Yasanın 17 Haziran 1950 tarihli resmi gazetede yayınlandığı gün, aynı zamanda Ramazan ayının da ilk günüydü. Bu durum halktaki duygu yoğunluğunu daha da artırdı.
Gelelim yazıya başlık olan ayrıntıya.

Aralarında Hafız Burhan, Sadettin Kaynak, Hafız Nuri gibi isimlerin bulunduğu komisyonun çevirisini yaptığı "Türkçe ezan" metni şöyleydi:

''Tanrı uludur, Tanrı uludur
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'dan başka yoktur tapacak.
Şüphesiz bilirim, bildiririm
Tanrı'nın elçisidir Muhammed.
Haydin namaza, haydin namaza
Haydin felâha, haydin felâha
Tanrı uludur, Tanrı uludur
Tanrı'dan başka yoktur tapacak.''

İşte o kelime…

Ezanın Türkçeye çevrilmeyen tek kelimesi ‘felâh’ oldu.
Sebebi, halkın felah kelimesinin ‘kurtuluş’ anl..... geldiğini bilmemesini sağlamak ve ezan okunurken, “haydin kurtuluşa” manasına gelecek bir çağrıda bulunmamaktı.
Allah’a ulaşmak özgürlüklerin en güzelidir. O an tüm dünyevi ayak bağlarından sıyrılır ve başka bir boyuta geçer insan. Namaz bu duygunun en yoğunluklu yaşandığı andır. O an kendine gelir ve her şeyiyle Rabbine döner insan. Kula kul olmaktan kurtulur. Hani Milli Şairimiz Mehmet Akif, “O rükû olmasa dünyada eğilmez başlar…” der ya… İşte namaz insana, Allah’tan başka kimseye boyun eğmemeyi talim ettirir.
İşte ezanı Türkçeye çevirenler, ‘felah’ kelimesini de Türkçeye çevirip “haydi kurtuluşa” anl..... gelen bir çağrıya zemin hazırlamamakla, namazın temel fonksiyonunu acaba nasıl etkisizleştirebiliriz düşüncesinde olmuşlardır. Şimdilerde ara ara aynı düşünceyi seslendirip “millet anlamıyor, Türkçe okunsun” diyenlerin amacı milletin anlaması değil, değerlerinden kopmasının kapısını aralamaktır.
Milletin değerleriyle cebelleşmeyi kendine vazife edinen dünyanın başka neresinde bu tür insanlar vardır acaba? Çok yazık. Çok şükür o günler geride kaldı. Geri getirme heveslilerinin çabaları da kursaklarında kalmaya mahkûmdur.
Allah bugünlerimizi aratmasın.
ALINTIDIR...

_________________
...............................................

NE ZAMAN GİDECEĞİNİ HER ZMN BİLMELİSİN
AYRILIKLAR HEP HÜZÜN KOKAR
AMA HER GİDİŞ Bİ SON DEĞİLDİR
AKSİNE YENİ Bİ BAŞLANGIÇTIR HER ZAMAN

...................................................


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı:
İletiTarih: 19 Haz 2007, 18:49 
Çevrimdışı
Yüzbaşı
Yüzbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 May 2007, 22:22
İleti: 900
Ruh Hali: Yorgun
Cinsiyet: Kadın
Burç: Boğa
Takım: Fenerbahçe
Alıntı:
Çok şükür o günler geride kaldı. Geri getirme heveslilerinin çabaları da kursaklarında kalmaya mahkûmdur.
Allah bugünlerimizi aratmasın.



çok saol jilan güzel bi konu seçmişsin...

_________________
KÜÇÜCÜK YÜREĞİMLE BEN SANA ADAM BOYU SEVDALAR BÜYÜTTÜM AMA İNANDIRAMADIM.....
BÜYÜ BOZULDU....


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı:
İletiTarih: 19 Haz 2007, 19:01 
Çevrimdışı
Belawela Muhtarı
Belawela Muhtarı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 15 Ekm 2006, 11:05
İleti: 19109
Konum: bu kadar meraklı olmayın:)
Ruh Hali: Mutlu
Cinsiyet: Erkek
Burç: Kova
Takım: Galatasaray
Paylaşım için teşekkürler Jilan.
Bu ülkede oyle çok saçmalıklar yapıldıki bu da onlardan biri.
Allah'tan her saçmalığa karşı halk yine olması gereken yerde durdu..

_________________

Saçlarındaki aklar tel tel...
Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için...
Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı...
Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!


Sayfa başı
 Profile bak E-posta  
 
 İleti başlığı:
İletiTarih: 19 Haz 2007, 21:19 
Çevrimdışı
Moderator
Moderator
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 28 Şub 2007, 21:02
İleti: 8830
Konum: Kızıltepe
Cinsiyet: Erkek
Burç: Koç
Takım: Fenerbahçe
ÇOK GÜZEL KONU
NE DİYEBİLİRİMKİ GARİB BİR ÜLKEDEİYİZ
YOKSA GARİB BİR DEVİR DEMİ

PAYLAŞIMİÇİN TEŞEKÜRLER JİLAN

_________________
Sizin Hayal Ettik'leriniz Benim Unut'tuklarımdır ))))


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı:
İletiTarih: 19 Haz 2007, 22:44 
Çevrimdışı
Yarbay
Yarbay
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 26 Şub 2007, 18:54
İleti: 6930
Ruh Hali: Kızgın
Takım: Fenerbahçe
önemli değil ark gerçekten çok garıp bi zmn devirde yaşıyozzz

_________________
...............................................

NE ZAMAN GİDECEĞİNİ HER ZMN BİLMELİSİN
AYRILIKLAR HEP HÜZÜN KOKAR
AMA HER GİDİŞ Bİ SON DEĞİLDİR
AKSİNE YENİ Bİ BAŞLANGIÇTIR HER ZAMAN

...................................................


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı:
İletiTarih: 20 Haz 2007, 09:13 
Çevrimdışı
Yönetici
Yönetici
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 16 Ekm 2006, 08:06
İleti: 7335
Ruh Hali: Yorgun
Cinsiyet: Kadın
Burç: Yay
bende çok duygulandım..teşekkürler jılan

_________________
Ne zaman gözlerinin içine baksam,
Biliyorum ikimizi de aşar o kapının ardındaki masal
Bense yüreğimin bu hallerinden korkar, kalırım
Bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
Geçip giden yüzlerine bakar kalırım



Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: Türkçe ezanda çevrilmeyen tek kelime
İletiTarih: 14 Tem 2007, 12:11 
Çevrimdışı
Yüzbaşı
Yüzbaşı
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 22 Arl 2006, 22:53
İleti: 686
onların amaçlarına ulaşmadıklarını kim iddaaa edebilir?


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 7 ileti ] 


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
Genel

SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB2 template by N.Design Studio
phpBB3 template by SE-Tuning
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO