|
Radikal Gazetesi’nin geçen günkü manşeti gibi şeyler açıksa artık gına getirdi. Diyanet İşleri Başkanlığı İnternet sitesinde “Flört de günahtır” demiş, vay efendim nasıl dermiş. Çağdaş Türkiye’mizde bu nasıl olurmuş.
Papa da aynı lafları ediyor, ne olmuş yani! Flört zinadır demelerini geçtim AIDS ile savaşanlar 20 yıldır adamlara (bir evvelkine ve şimdikine) “prezervatif kullanabilirsiniz” dedirmeye çalışıyor ve lakin adamlar nuh diyor prezervatif demiyor. Niye? Çünkü prezervatif aynı zamanda bir doğum kontrol aracı ve Katoliklikte doğum kontrolü bildiğiniz gibi günah! AIDS yayılsın milyonlarca insan ölsün, hiç önemli değil. Yeter ki doğum kontrolü yapılmasın.
Din bu! Der. Demesi için var o adamlar. 2000, 3000, 5000 yıllık dini kuralları ha bire söylesinler diye. Aksini söyleseler varlıklarını inkar etmiş olurlar. Kilise dünyanın yuvarlak olduğunu kabul etti mi mesela emin değilim. (En azından böyle inatları yok bizimkilerin)
Bizimki de diyecek, o demezse müftü diyecek, müftü demezse mahalledeki hoca diyecek... Diyecekler de diyecekler. Müslümanlık libidosu yüksek bir din. İstemiyor kardeşim kız erkek bir araya gelsin. Nokta.
Da bize ne? Beni hiç ilgilendirmiyor. Ne derse desin. Bana uzak bu işler. Müslümanlığı yeni mi keşfettiniz? Kuran’daki her ayeti, her hadisi her gün manşet yapalım o zaman. Bol miktarda malzeme verir. Radikal okurlarından biri harikulade bir yorum yapmış. “Dinle Barışık Olmak Zorunda mısınız? Ülkemizdeki düşünen, okuyan, yazan insanlar dine bir türlü rest çekemedi.
Hem dinden uzak olalım, hem de din bizim hakkımızda bir şey söylemesin derdindeler.
Onun adı din, o söyleyecek bir şeyler. Bırakalım zina desin. Ben o dinden değilsem niye umursuyorum ki? Yoga yapmayanlara atıp tutan bir uzak doğu dininin varlığı beni burada nasıl gocundurmuyorsa İslam’a karşı da tutumum aynı umarsızlık olmalı.”
Evet aynen de bu! Beni mesela hiç ilgilendirmiyor. “Ben dine uyamıyorum, din bana uysun” diye son derece komik bir umut var bazı arkadaşlarda. O da olmayınca öbürünün Müslümanlığına laf ediyor. “Onların yaptığı Müslümanlık değil ki.. Hem kapanıyorlar hem makyaj yapıyorlar, olmaz ki... Namazdan çıkıp üç kağıt yapıyor olmaz ki.. Hacca gidip en lüks otomobilde geziyor olmaz ki... Kuranda kapanın diye bir şey, yok olmaz ki...”
Evet öyle! Kazıklayanı da var dedikodu yapanı da var yalan söyleyeni de var. Ama baba sana ne!? Günahı onun boynuna. İtikadı o kadarmış. Seninki de bu kadar! Herkesin herkese karıştığı ne acayip bir ülke burası yahu! Kapalılar açıklara karışır, açıklar kapalılara karışır...
***
Burada esas olan şudur: Yasalar flört etmeyi yasaklıyor mu? Yasaklamıyor. Peki kanunları uygulamakla yükümle hakimler, savcılar, polisler, bekçiler bu “yasal serbestiyi” korumaya yönelik mi davranıyor yoksa korumamaya mı?
Parklarda yan yana oturan kız ve oğlanları kovalıyorlar mı kovalamıyorlar mı? Karakola çekiyorlar mı çekmiyorlar mı? Zira gençliğinde leş bir taşra kentinde sırf parkta yan yana oturduğu için (el ele tutuşma yok ha!) karakola çekilip itilmiş kakılmış, anası babası çağrılıp rezil edilmiş bir vatan evladı olarak benim esas derdim bu!
Hocadan bana ne! Benim “zebanim” bekçim, polisim, karakol amirim, savcım, hakimim olmuşsa işler o zaman sarpa sarmıştır. Ki evet nitekim sarmıştır.
Mutlu Tönbekici / VATAN
_________________
Saçlarındaki aklar tel tel... Rüzgar "Bémal" şarkısını söylüyor senin için... Bu dünyaya gelişin farklıydı,duruşun farklı... Gidişin de öyle mi olmalıydı Bémal!
|